7 Ağustos 2011 Pazar

YEDİKLERİMİZİN ENERJİYE YA DA YAĞA DÖNÜŞMESİ

"...eğer metabolizmamız hızlı çalışıyor ise yediklerimiz kolayca enerjiye dönüşür ve hızlı bir şekilde yakılır. Tam tersine metabolizmamız yavaş çalışırsa aldığımız besinlerin enerjiye dönüşümü zorlaşır ve yakamadığımız kaloriler kiloya dönüşür.

Ayrıca, hareketsizlikten oluşan kas kaybı metabolizma hızının yavaşlamasına, düzenli egzersiz yaparak kas gücüne sahip olmak ise metabolizmanın hızlanmasına yol açar..."

14 Mayıs 2011 Cumartesi

TOKLUK HİSSİ

Açlığın 4 aşaması vardır:

Aşama 1:

Açlık merkezi beyinin hipotalamus adı verilen bölümünde yer almaktadır. Barsak ve mide duvarında bulunan hassas sensörler hipotalamus ile irtibatı sağlarlar. Bu sensörler mide ve barsaklardaki yiyeceklerin meydana getirdiği dolgunluğunun miktarı hakkındaki bilgileri sinirler aracılığı ile hipotalamusa iletirler.

Diğer biyokimyasal sensörler de glukoz, amino asit ve yağ asitleri gibi çeşitli maddelerin kandaki düzeylerini kontrol ederler. Bu kontrole ilişkin bilgiler de hipotalamusa iletilir.

Kandaki glukoz (şeker) düzeyi düştüğünde, hipotalamus beyne uyarı göndererek yiyecek aranmasına yönelik davranışların başlatılmasına çalışır.

Aşama 2:

Eğer vücut gönderilen uyarılara rağmen yiyecek alımını başlatmazsa, hipotalamus uyarıların şiddetini yoğunlaştırır.

Aşama 3:

Hipotalamusun ürettiği şiddetli uyarılar da işe yaramazsa; hipotalamus taktik değiştirir ve depolanmış halde bulunan yağ asitlerinin yakılmasına başlanır; yani rezervleri tüketmeye başlar.

Aşama 4:

Eğer bu aşamaya ulaşılırsa hipotalamus açlıkla ilgili uyarıları iptal eder.

Belirli Yiyeceklere Karşı İştah Duyma

Vücut genelde spesifik olmayan açlık duymakla birlikte belirli yiyeceklere karşı iştah artışı da gözlenebilir. Örneğin:

Noradrenalin, insülin ve nöropeptid-Y isimli maddeler ekmek ve şehriye türü yiyeceklere karşı iştahı arttırır.

Galanin maddesi, yağlı yiyeceklere karşı iştahı arttırır. Kandaki serotonin miktarı artarken karbonhidratlı yiyeceklere karşı istek azalır ve et gibi proteinden zengin besinlere karşı iştah artış gösterir. Bol proteinli bir yemekten sonra kan serotonin seviyesi düşer. Bir sonraki istek bol karbonhidratlı yiyeceklerdir.

Doyma - Tokluk

Tokluk hissi yavaş yavaş gelir. İlk sinyaller mide ve barsakların duvarlarından gelir ve bu organların yiyecekle dolduğunu ve gerildiğini beyine bildirir.

Tokluk hissi sadece yenilen yemeğin miktarına bağlı değildir; aynı zamanda yiyeceğin türü ile de ilişkilidir. Örneğin bir litre su açlık duygusunu gidermez.

Tokluk merkezi de hipotalamusta bulunur, bu bölge kandaki besin maddelerinin kontrolünü de sağlar.

Noradrenalin ve kolesistokinin yeterli miktarda enerji depolanmasının kontrolü ile ilgili bilgilerden sorumludur. Serotonin gibi diğer maddeler hareketleri duygularla düzenlerler (iştah gibi).

7 Mayıs 2011 Cumartesi

YEMEKTEN SONRAKİ YORGUNLUK HALSİZLİK

Genellikle insanlar yemek yedikten sonra uyku gelmesinden şikayetçidir. Peki neden uyku gelir.
Yemek yedikten sonra, dolaşım sistemimizdeki kan akşının büyük bir bölümü sindirim sitemimize hizmet ediyor. Özellikle aşırı yemek yedikten sonra, sindirim borusunda oluşan ve hızlanan kan akışı, diğer dokulara normalinden daha az gitmesi nedeniye vücutta genel bir halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Buna geçici iskemi adı verilir.Geçici iskemi beyne giden kan akımının azalmasıdır.

Bununla beraber yenilen besinleri yapı taşları, sinir sistemimizde belirli bölgelerinde faaliyet gösterek uyku gelmesine neden olur. Özellikle protein yüksek olan besinlerde aldığımız L-triptofan, beyin bölgesinde serotonin adı verilen bir hormono dönüştürülüyor ve bu hormon nedeniyle insanda mutluluk, sakinleşme ve uyku gibi hisler oluşuyor.

Bazı uzmanlar, yemekten sonra asit seviyesinin azalması sebebi ile ortaya çıkan geçici görülen pH değişiminde uyku hissinin oluşmasında etkili olduğunu söylüyorlar.

1 Mayıs 2011 Pazar

prolaktinin yüksek olması - cinsel isteksizlik ve yorgunluk yapabilir

Prolaktin yüksekliği ve sonuçları : http://www.kadinlarkulubu.com/erkek-faktoru-erkek-infertilitesi/257035-erkekte-prolaktin-yuksekligi-cinsel-isteksizlik.html

...

merhaba arkadaşlar..
bende prolaktin tadavisini yeni bitirmiş birisi olarak, acaba tekrar çıkarmı diye düşünmekten kendimi alamıyorum..
98 olan polaktinim; 1 ayda dostinex ve hayıt suyu içerek 11 e düştü..
doktor iyi bir sonuç 3 ay sonra değerlerine tekrar bakıcaz dedi...

...

hayıt suyunu şiddetle tavsiye ederim. hiç bir de yan etkisi yok. a.s
parlodeli bende kullandım benim ilk değerlerim 74 dü. doktorum 2,5 mg lık olandan parlodel verdi. ilacı kulandıktan sonra değerlerim 98 e çıktı. çok şaşırdım. doktorum tekrar 5 mg lık parlodel verdi. ilacı aldığım ilk andan itibaren kusma, bulantı, göz kararması, tansiyon düşüklüğü yaptı.. ayağa kalkamadım kör oldum sandım resmen. hemen başka bir doktora gittik ve beyin emarı istedi. çok şükür ki, emarım temiz çıktı. gittiğim yeni doktor da, dostinex verdi, hapı haftada iki kere aldım ama aynı anda hayıt suyuda içtim. hayıt suyunu günde 3 defa birer çaybardağı sulandırarak içmem gerekirken; ben hapda kullandığım için 1 çay bardağı içtim. hayıttan da fayda gördüğüme kesinlikle inanıyorum. şuan prolaktin değerim 11... inş. çıkmaz.. :Saruboceq:

...

Yüksek prolaktin cinsel isteksizlik, yorgunlık yapabilir,
Yüksek dozda hayıt bitkisi almak prolaktini düşürebilir.
Test yaptırmadan ve doktor tavsiyesi olmadan tedavi amaçlı bitki ya da ilaç kullanmamak gerekir.

http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_3656.htm

25 Nisan 2011 Pazartesi

TOPUK DİKENİ

Genç yaşlı pek çok kişinin şikâyetçi olduğu topuk dikeni, rahatsızlık vermesinin yanı sıra yaşam kalitesini de ciddi bir biçimde düşürüyor.

Kadıköy Şifa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ali Canpolat, topuk dikeninin ayak tabanına aşırı yük binmesi ve aşırı zorlanmalar sonrası dokularda oluşan ödem, hematom ve iltihap sonucu oluşan kireçlenme olduğunu söyledi. Bu zaman içinde büyüyerek topukta bir çıkıntı halini alır ki buna "topuk dikeni" deniliyor.

Topuk dikeni ayak tabanında şekil bozuklukları, şişmanlık, sert tabanlı terlikler giyilmesi, yalınayak uzun süre ayakta dolaşılması, ayakta iş yapılan mesleklerde çalışılmasıyla ortaya çıkıyor. Topuk dikeni olan hastalarda ayağa kalkınca şiddetli ağrı, topallama, ayakkabı giymekte zorluk, ayak tabanında şişlik ve yürüme zorluğu görülüyor.

Ali Canpolat, topuk dikeni tedavisi için istirahat, ortopedik terlik kullanmak, silikon topuk yastığı, mantar tabanlık, lokal kortizon tedavisi ve ESWT tedavisi uygulandığını belirtti.

16 Nisan 2011 Cumartesi

kalpte ritm problemi-BEYNİN OKSİJENSİZ KALMASI

...Kadıköy Şifa Hastanesi'ndeki müdahale ile kalbi tekrar çalıştırılan Açıkalın'ın beyni belli bir süre oksijensiz kaldı...

... kalpte ritm problemi olduğunu; beyne kan pompalanmadığı için 10 dakikalık sürenin uzun olduğunu ifade ederek, olay sırasında 'kalbin çok hızlı çalışması' nedeniyle beyne kan pompalanamadığını anlattı.